Tuesday, 4 December 2012
:) :) :) ?
İNŞAALLAH sayfamızı beğeniyorsunuzdur. Benim diyeceğim şu ki; Yorum yaparsanız, arkadaşlarınıza söylerseniz veya üye olursanız çok sevinirim :) İyi Akşamlar....
Saturday, 11 February 2012
GENETİK SÜRÜKLENME
Genetik sürüklenme ya da Sewall Wright etkisi, evrimsel sürecin temel mekanizmalarından biri. Bir popülasyonda kuşaktan kuşağa, tümüyle şansa bağlı olaylar sonucu genlerin Bir karakter üzerinde aynı ya da farklı yönde etkili olan iki veya daha fazla genden herbirinin sıklıklarının değişimidir.
Genetik sürüklenme, küçük bir grup canlının genetik havuzunda tamamen şans eseri oluşmuş değişikliklerdir.[1] Genetik sürüklenme birpopülasyondaki genetik bir karakteristiğin yok olmasına ya da güçlü olanın hayatta kalmasından ve alellerin değerinden "bağımsız olarak" yaygın hale gelmesine neden olur.[1] Popülasyonda üremeyi gerçekleştiren canlıların sayısı arttıkça, genetik sürüklenmenin etkisi azalır. Bu durum yazı-tura örneğine benzer. Ardarda iki kere tura gelmesi doğal karşılanırken 20 kere tura gelmesi tuhaftır. Yazı-tura işlemi tekrarlandıkça, turaların oranı 0.5'e yaklaşır.[2]
Genetik sürüklenmenin etkisi en çok, bir canlı türünün kaderi birkaç bireye bağlı olduğunda ortaya çıkar. Bu duruma kurucu prensibi (İng: Founder principle) denir. Göl, ada gibi izole olmuş ortamlara rüzgar veya başka canlıların vücudu gibi herhangi bir vasıtayla ulaşan tohumlar ve hayvan türleri, genellikle ulaştıkları yeni ortamda koloniler oluştururlar. Bu birkaç kurucu bireydeki alellerin görülme sıklığı, genellikle geride bıraktıkları popülasyondaki lokusların çoğundan farklıdır. Bu farklılıklar, yeni ortamda türeyen popülasyon üzerinde uzun süreli evrimsel etkiler yaratırlar. Hawaii Adaları gibi takımadalarda görülen tür çeşitliliğinin, birbirine temas eden anakaralardan fazla olmasının nedeni, kurucu prensibidir.[2]
BİYOFOR
Biyofor, Weissman kuramına göre, kromozomlar gibi çok karmaşık yapıları oluşturacak şekilde biraraya gelmiş bulunan son derece küçük eleman.
Dal hücrelerinde bulunan ve kalıtımın esasını meydana getiren biyoforlar, kimyasal ve moleküler yapısı belli özel maddelerdir.
GENETİK OTOSTOP
enetik otostop (İng: genetic hitchhiking), bir alelin, olumlu olarak seçilen bir gene bağlanmış olması yüzünden beraberce kalıtıldığı ve böylece alel frekansının ya da görülme sıklığının artığı bir süreçtir.[1] Genlerin bir kromozom üzerindeki birbirine olan yakınlıkları, genlerin, yakınlardaki avantajlı bir gen tarafından maruz kaldığı seçici bir süpürme ile birlikte sürüklenmelerine imkan tanıyabilir. Daha genel olarak, genetik otostop, zararlı mutasyonlara karşı arka planda etki eden seçilim de dahil olmak üzere, birbirine bağlı genler üzerinde etki eden herhangi bir seçilim nedeniyle bir alel frekansında meydana gelen değişikliğe işaret edebilir.
Yaralı veya zararlı herhangi bir etkisi olmayan nötral bir alelin gen havuzunda sabitleşip sabitleşmeyeceği ise şansa ve olasılıklara bağlıdır. Rastlantıya bağlı bu sürecin geleneksel görünümü, genetik sürüklenmede örnekleme hatasının hakim olduğu ve ağır bastığıdır. Fakat bunun yerine, alelin iyi bir genetik arka plana bağlı olup olmaması da genetik otostopa hakim olup etki edebilir veya ağır basabilir. Bu bağlantı bütünlüğü, genetik taslak olarak da bilinir.[2]
Konu başlıkları |
Mutasyon oluşturucu alel üstünlüğü
Varsayımsal olarak, çevresindeki bölgede mutasyon oranını artıran mutasyon oluşturucu bir alel farz edelim.
--M------A--
Bu kromozom üzerindeki M geni, çevresinde mutasyon oranını artıran mutasyon oluşturucu bir alel olsun. A ise, halihazırda popülasyonda sabitleşmiş bir alel olsun. Mutasyon oranının artışına bağlı olarak, A aleli, mutasyona uğrayarak yeni ve avantajlı bir A* aleline dönüşür.
--M------A*--
Bu kromozomun olduğu birey, bu türün diğer bireylerinden daha çok bir seçilim avantajına sahip olacaktır ve böylece, A* aleli, normal doğal seçilim süreçleriyle popülasyon içinde daha çok yayılacaktır. A* aleline olan yakınlığı nedeniyle M alelin sıklık frekansı da artacaktır. Bu otostop şekli, M alelinin, mutasyon sonucu oluşan yararlı alele çok yakın olduğunda çalışır. Daha uzak bir mesafe, M* alelini A alelinden ayırıp, M alelini, sebep olduğu herhangi bir zararlı mutasyonla baş başa bırakarak rekombinasyon şansını artıracaktır. Bu nedenle, faydalı mutasyonlarla otostopun, rekombinasyonların bağlantıyı bozmadığı eşeysiz üreme ile çoğalan türlerde mutasyon oranının gelişimini etkilemesi, daha olasıdır.
GENETİK KANALİZASYON
Genetik kanalizasyon, yaşadıkları çevrenin değişebilirliği veya sahip oldukları genotipin değişkenliği ne ölçüde olursa olsun, bir popülasyonun aynı fenotipi üretebilme yeteneğinin bir ölçüsüdür. Diğer bir deyişle "dayanıklılık" veya "performans" anlamına gelir ve popülasyonun sağlamlığını ifade eder. Genetik kanalizasyon terimi ilk defa Conrad Hal Waddington tarafından kullanılmıştır.[1] Wassington bu terimi, daha ziyade popülasyonun dayanaklılığını dikkate almak yerine, örneğin tasarlanmış sistemler gibi biyolojik sistemlerin tam olarak aynı şekilde sağlam ve dayanıklı olmadıklarını ifade etmek için kullanmıştır. Biyolojik dayanıklılık veya kanalizasyon, gelişimsel yolların evrim tarafından şekillendirildiğinde belirir. Waddington, organizmaların gelişimleri sırasında "yokuş aşağı" yuvarlandıkları durum için epigenetik yüzey terimini ortaya atmıştır. Bu benzetmede, kanalize edilmiş bir özellik, güvenli bir şekilde fenotipi onun "kaderine" doğru yönlendiren ve yüksek sırtlar ve tepelerle çevrili bir vadi olarak gösterilmiştir. Waddington, bu kanalların evrim süreçleri sırasında epigenetik yüzey tarafından şekillendirildiği ve bu sezginin biyolojik dayanıklılığın benzersiz niteliklerini anlamak için yararlı olduğunu öne sürmüştür.[2]
Subscribe to:
Posts (Atom)